Afetzedelerde Oksijen Yetmezliğine Bağlı Gelişen Hipoksinin Etkilediği Biyokimyasal Mekanizmalar
Şu kitabın bölümü:
Sümer,
E.
H.
&
Nur,
N.
(eds.)
2026.
Afetlerde Çevre Sağlığı: Kavramsal Çerçeve, Sağlık Hizmetleri Yönetimi ve Multidisipliner Yaklaşımlar.
Özet
Yangın, göçük ve çığ gibi afetlerde oksijen yetersizliğine maruz kalan afetzedelerde gelişen hipoksi koşulları akciğerlerde solunum yetmezliğine neden olurken, hipoksiye bağlı olarak indüklenen hipoksiye duyarlı faktör -1 hücre düzeyinde hücre tipine özgü yüzlerce farklı genlerin ekspresyonlarını düzenler. Oksijen yetersizliğinde anaerobik glikolizin aktivasyonunu tetikler. Hipoksi koşullarında yetersiz oksijen başlıca adenozin trifosfat üretiminin yapıldığı oksidatif fosforilasyon yolağında IV’cü komplekste yer alan sitokrom c oksidazın inhibe olmasına, yeterli ATP üretilmemesine ve hücreler için toksik olan istenmeyen reaktif oksijen radikallerinin (ROS) üretiminin artırmasına yol açmaktadır. Anaerobik metabolizmanın artması ile laktat ve süksinat gibi metabolitlerin konsantrasyonlarında da ciddi artışlar meydana gelmektedir. Artan laktat makrofajlarda hipoksiye duyarlı faktör 1α’ nın stabilize olmasına ve bunun sonucunda endotel hücrelerde vasküler endotelyal büyüme faktörün (VEGF) üretiminide artırmaktadır. Böylece yaralanma veya doku hasarı sonrası makrofajların polarizasyon yönünün onarım moduna kaymasını sağlamaktadır. T hücreleri de kemokinlere karşı duyarlılıklarını kaybederek inflamasyon bölgesine hapsolmaktadırlar. Diğer taraftan artan süksinat molekülü de glikolizi artırırken ROS üretimini de artırır. Artan ROS lar da mitokonriyal fonksiyonu inhibe ederek anaerobik glikolizi yeniden aktifleştirir. Ayrıca süksinat, HIF-1α'nın hidroksile edilmesinden ve yıkımından sorumlu olan prolil hidroksilazları (PHD'ler) inhibe etme etmesi HIF-1α'nın hidroksile edilememesine neden olmaktadır. Bu nedenle, hidroksilasyonun azalması, proliferasyon, anjiyogenez ve metastazda yer alan genlerin transkripsiyonuna yol açan HIF-1’in stabilizasyonuna neden olur. Artan süksinat, laktatın aksine makrofajları savaş moduna polarize etmektedir. Oksijen yetmezliği bireylerin solunum hızında her ne kadar artışa neden olsa da kan pH’ının olumsuz etkilenmesi kaçınılmazdır. Hiperventilasyon gelişen durumlarda solunumsal alkaloz, hipo ventilasyonun geliştiği durumlar da ise solunmsal asidoz gelişmektedir. Hücresel düzeyde artan laktat, asetat veya sitrat konsantrasyonları ise metabolik alkaloz sebebidir. Hem hipoksi hem de düşük pH bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan ve dolaylı etkilere sahiptir ve genel olarak bağışıklık baskılayıcı olumsuz etkiler oluştururlar.
