Yapay Zekâ Çağında Etik ve Değerlerin Yitimi Üzerine Bir Tartışma
Şu kitabın bölümü:
İnci,
Ü.
H.
(ed.)
2025.
Yapay Zekâ Çağında İnsan: Sanattan Sağlığa, Toplumdan Teknolojiye.
Özet
Yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişim, yalnızca teknik ve ekonomik alanlarda değil, aynı zamanda toplumsal yapı, etik normlar ve insani değerler üzerinde de derin etkiler yaratmaktadır. Günümüzde yapay zekâ, karar alma süreçlerine nüfuz eden, bireysel davranışları yönlendiren ve kurumsal yapıları dönüştüren bir sosyo-teknik aktör olarak konumlanmaktadır. Bu durum, özerklik, sorumluluk, adalet, mahremiyet ve empati gibi temel insani değerlerin görünürlüğünün azalmasına ve değer hiyerarşisinin yeniden şekillenmesine yol açmaktadır. Hız, verimlilik ve performans odaklı dijital kültür, ahlaki muhakeme süreçlerini zayıflatmakta ve bireylerin etik reflekslerini algoritmik yönlendirmelere devretmesine neden olmaktadır. Algoritmik karar mekanizmalarının şeffaflık eksikliği, veri setlerine gömülü önyargılar ve sorumluluk zincirinin belirsizleşmesi, etik sorunları daha da derinleştirmektedir. Bununla birlikte dijital kimlik, yapay zekâ destekli medya ekosistemleri ve dijital hafıza pratikleri, kültürel değerlerin yapay ortamlarda yeniden üretilmesine ve insani anlam dünyasının dönüşmesine zemin hazırlamaktadır. Bu çalışma, yapay zekâ çağında etik ve değerlerin yitimi üzerine yapılan güncel akademik tartışmaları literatür temelli bir yaklaşımla ele almaktadır. Çalışmada, etik sorunların yalnızca teknik düzenlemeler veya evrensel ilke setleriyle çözülemeyeceği savunulmakta; bunun yerine kültürel bağlamı, insani merkezliliği ve dijital vicdan kavramını içeren bütüncül bir etik yaklaşımın gerekliliği vurgulanmaktadır. Yapay zekânın değer üreten ve dönüştüren bir güç olarak ele alınması, etik ve insani değerlerin korunması açısından kritik bir gereklilik olarak değerlendirilmektedir.
