Ortaokul 5. Sınıf Öğrencilerinin Yapay Zeka Eğilimleri ve Farkındalık Düzeyleri Nasıldır?
Şu kitabın bölümü:
Seyhan,
A.
(ed.)
2025.
Sosyal Bilgiler Eğitiminde Yeni Yaklaşımlar (Kuram, Araştırma ve Uygulamalar).
Özet
Yapay zekâ teknolojileri, bilişsel süreçleri destekleme, öğrenme deneyimlerini bireyselleştirme ve eğitim ortamlarını dönüştürme potansiyeli nedeniyle eğitim bilimleri alanında giderek artan bir araştırma odağı hâline gelmiştir. Bu bağlamda, öğrencilerin yapay zekâya yönelik farkındalık düzeyleri ve kullanım eğilimlerinin belirlenmesi, söz konusu teknolojilerin eğitim süreçlerine etkili ve pedagojik temelli biçimde entegre edilebilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin yapay zekâya yönelik farkındalık ve kullanım eğilim düzeylerini incelemek ve bu düzeylerin cinsiyet, günlük teknolojik ürün kullanım süresi ve yapay zekâ kavramını daha önce duyma durumu gibi değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kapsamında yürütülmüştür. Çalışma grubunu bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 50 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, “Ortaokul Öğrencileri İçin Yapay Zekâ Farkındalık ve Kullanım Eğilimleri Ölçeği” aracılığıyla toplanmıştır. Ölçek; yapay zekâ temel bilgi, kullanım alanları, kaygı ve zorlanma olmak üzere dört alt boyuttan oluşmaktadır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Bulgular, öğrencilerin yapay zekâya yönelik farkındalık ve kullanım eğilimlerinin genel olarak orta düzeyin üzerinde olduğunu göstermektedir. Özellikle yapay zekâ temel bilgi ve kullanım alanları alt boyutlarında daha yüksek ortalamalar elde edilirken, kaygı ve zorlanma alt boyutlarında görece daha düşük düzeyler belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin yapay zekâ farkındalık ve kullanım eğilimlerinin incelenen değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı biçimde farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar, yapay zekâ farkındalığının yalnızca teknolojik erişim ve kullanım sıklığıyla değil; pedagojik yönlendirme ve yapılandırılmış öğrenme deneyimleriyle de ilişkili olduğunu göstermektedir.
