Makro İhtiyati Politikalara Finansal İstikrar ve Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) Üzerinden Ampirik Bir Yaklaşım: Türkiye Örneği
Şu kitabın bölümü:
Bal,
H.
&
Ata,
A.
Y.
(eds.)
2025.
Ekonomide Yeni Dönüşümler Işığında Makro İktisadi Politikalar ve Uygulamalar.
Özet
Makro ihtiyati politikalar, finansal sistemde ortaya çıkabilecek riskleri azaltarak ekonomik istikrarın korunmasını hedefleyen düzenlemeler bütünüdür. Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler açısından bu politikaların odak noktasını ise kredi büyüme hızının sınırlandırılması oluşturmaktadır. Literatürde, makro ihtiyati politikalar bağlamında uluslararası yatırım pozisyonu (UYP) ile finansal istikrar arasında uzun dönemli bir ilişkinin bulunduğuna dair önemli bulgular yer almaktadır. Bu doğrultuda çalışmada, UYP’nin alt bileşenlerinden olan portföy yatırımlarının (varlık ve yükümlülükler) Türkiye ekonomisinde kredi-mevduat oranı (toplam kredi hacmi/mevduat) üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Analiz, 2007Q4–2023Q2 dönemini kapsamakta olup, Toda-Yamamoto nedensellik testi ve Yapısal VAR yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, varlık kapsamlı portföy yatırımları ile kredi-mevduat oranı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadığını göstermektedir. Buna karşılık, yükümlülük kapsamlı portföy yatırımları ile kredi-mevduat oranı arasında nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Tarihsel ayrıştırma fonksiyonları, kredi-mevduat oranının temel belirleyicisinin yükümlülük kapsamlı portföy yatırımları olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, söz konusu yatırımların mevduatların krediye dönüşme oranını artırarak finansal kırılganlığı güçlendirdiğini göstermektedir. Ancak, Türkiye ekonomisi bağlamında cari açığın sürdürülebilirliği açısından bu gelişme ikili bir durum ortaya çıkarmaktadır. Zira portföy (yükümlülük) yatırımları finansal kırılganlıkları artırmakla birlikte, cari açığın finansmanı açısından olumlu bir katkı sunmaktadır. Bu nedenle politika yapım sürecinde portföy (özellikle yükümlülük) yatırımlarına yönelik daha seçici bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede geliştirilen politika önerileri arasında, cari açığın sürdürülebilirliği bakımından yükümlülük kapsamlı portföy yatırımlarının teşvik edilmesi; ancak bu kaynakların yalnızca kısa vadeli mevduatlarda değerlendirilmesi yerine verimli yatırımlara ve üretken finansal araçlara yönlendirilmesi yer almaktadır. Ayrıca sistemik risklerin azaltılması amacıyla uzun vadeli yatırım davranışlarının teşvik edilmesi, finansal istikrarın güçlendirilmesi açısından da kritik bir öneme sahiptir.
