Finansal Piyasalarda Oynaklığın Oluşumu, Yayılımı ve Ekonomik Sonuçları
Şu kitabın bölümü:
Bal,
H.
&
Ata,
A.
Y.
(eds.)
2025.
Ekonomide Yeni Dönüşümler Işığında Makro İktisadi Politikalar ve Uygulamalar.
Özet
Küreselleşme sürecinin ivme kazanması ve finansal piyasalar arasındaki entegrasyonun derinleşmesi, ulusal piyasalardaki fiyat hareketlerinin küresel dinamiklere olan duyarlılığını önemli ölçüde artırmıştır. Bu dönüşümle birlikte finansal oynaklık (volatilite), yalnızca varlık fiyatlarındaki standart sapmayı ifade eden teknik bir veri olmaktan çıkarak; yatırımcı davranışlarını, sermaye maliyetlerini ve küresel risk iştahını şekillendiren çok boyutlu ve dinamik bir olgu haline gelmiştir. Hatta günümüzde oynaklık, sadece bir risk ölçütü değil, türev ürünler aracılığıyla ticareti yapılabilen bağımsız bir varlık sınıfı niteliği kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı; finansal piyasalarda oynaklığın oluşum nedenlerini, türlerini, piyasalar arası yayılım mekanizmalarını ve reel ekonomi üzerindeki makroekonomik sonuçlarını bütüncül bir perspektifle incelemektir. Çalışma kapsamında oynaklığın teorik temelleri ele alınmış; tarihsel, zımni ve gün içi gerçekleşen oynaklık ölçüm yöntemleri ile bunların menkul kıymet ve döviz piyasalarındaki yansımaları detaylandırılmıştır. Yapılan değerlendirmeler, oynaklığın makroekonomik şoklar, politika belirsizlikleri ve bilgi akışı gibi faktörlerden etkilendiğini; kriz dönemlerinde ise finansal bulaşma kanalları aracılığıyla piyasalar arasında hızla yayıldığını göstermektedir. Özellikle belirsizlik anlarında artan piyasa korelasyonlarının, portföy çeşitlendirme avantajlarını zayıflattığı ve yatırımcılarda güvenli limana kaçış eğilimini tetiklediği belirlenmiştir. Ayrıca yüksek oynaklığın, reel sektörde yatırım kararlarını ertelettiği, kredi koşullarını sıkılaştırdığı ve ekonomik aktiviteyi baskıladığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, oynaklığın ve yayılım etkilerinin doğru modellenmesi, hem yatırımcıların etkin portföy ve risk yönetimi stratejileri geliştirmeleri hem de politika yapıcıların finansal istikrarı koruyucu tedbirler almaları açısından stratejik bir önem taşımaktadır.
