Yönetişim Kalitesi ve Sürdürülebilir Piyasaların Kurumsal Sınırları: Türkiye'den Kanıtlar
Şu kitabın bölümü:
Atalay Şimşek,
S.
&
Karhan,
G.
(eds.)
2025.
Sosyal Bilimlerde Güncel Paradigmalar ve Uygulama Pratikleri.
Özet
Bu kitap bölümü, temel gösterge olarak reel kişi başına GSYİH'yi kullanarak, veri analitiğine dayalı bir bakış açısıyla yönetişim kalitesinin Türkiye'nin sürdürülebilir ekonomik performansı üzerindeki etkisini incelemektedir. Kurumsal yapıların sürdürülebilir pazarlama stratejilerinin uygulanabilirliği için kritik bir temel oluşturduğu varsayımından yola çıkan analiz, Dünya Bankası tarafından yayınlanan Dünya Yönetişim Göstergelerini (WGI) kullanmaktadır. İyi yönetişimin gelir üzerindeki etkisi, Doğrusal Olmayan Otoregresif Dağıtılmış Gecikme (NARDL) modeli kullanılarak analiz edilmiştir. F-sınır testi sonuçları, değişkenler arasında uzun vadeli bir ilişkinin varlığını göstermektedir. Uzun vadeli NARDL tahminlerine göre, pozitif yönetişim şokları reel kişi başına GSYİH'yi yaklaşık %3,15 oranında azaltırken, negatif yönetişim şokları yaklaşık %0,30 oranında bir azalmaya yol açmaktadır. Bu bulgu, yönetişim kalitesindeki iyileşmelerin her koşulda sürdürülebilir piyasa sonuçları yaratmayabileceğini ve firmalar, yatırımlar ve piyasa dinamikleri üzerinde kısa vadeli uyum maliyetleri getirebileceğini göstermektedir. Ayrıca, ihracat hacmi endeksindeki %1'lik bir değişim, kişi başına düşen reel GSYİH'yi %0,60 oranında artırırken, doğrudan yabancı yatırım ve brüt sermaye oluşumundaki %1'lik bir değişim sırasıyla %0,11 ve %0,10'luk artışlara yol açmaktadır. Genel olarak, bulgular Türkiye'de iyi yönetişim ile ekonomik büyüme arasında asimetrik bir ilişki olduğunu ortaya koymakta ve yönetişim göstergelerindeki hem iyileşmelerin hem de bozulmaların ekonomik performansı daraltıcı etkiler yarattığını göstermektedir. Çalışma, yönetişim-büyüme ilişkisinin varlığını doğrulamakta ve bu ilişkinin doğası gereği asimetrik olduğunu göstermektedir.
