Sosyal Bilimlerde Güncel Paradigmalar ve Uygulama Pratikleri
İndir
Özet
21. yüzyılın hızla değişen toplumsal, ekonomik ve çevresel koşulları, sosyal bilimlerde yeni araştırma perspektiflerine ve çok boyutlu uygulama yaklaşımlarına olan ihtiyacı artırmıştır. Bu kitap, sosyal bilimlerin farklı alanlarında güncel paradigma değişimlerini ve bu değişimlerin pratik yansımalarını disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele almaktadır. Kitapta yer alan bölümler, yalnızca kuramsal analizlerle sınırlı kalmayıp, saha çalışmaları ve uygulamalı örneklerle sosyal bilimlerin sahadaki etkisini de göstermektedir.
İlk bölümde yer alan “Kültürel Miras ve Çevresel Sürdürülebilirlik: İklim Değişikliğinin Kültürel Miras Üzerindeki Etkileri” başlıklı çalışma, iklim değişikliğinin yalnızca doğal çevre değil, aynı zamanda insanlığın ortak kültürel mirası üzerindeki çok yönlü tehditlerini ortaya koymaktadır. UNESCO’nun da altını çizdiği bu tehditler, kültürel süreklilik, toplumsal kimlik ve dayanıklılık açısından önemli riskler barındırmakta; bu bağlamda kültürel miras ve çevresel sürdürülebilirlik arasındaki ilişkinin yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.
Kitabın önemli katkılarından biri de, iklim değişikliğiyle mücadele sürecinde sosyal adaletin rolünü tartışan çalışmalardan oluşmaktadır. Bu kapsamda “Adil Geçiş, Dirençlilik ve İklim Adaleti Kavramlarının Kesişim Noktaları” başlıklı ikinci bölüm, çevresel dönüşüm politikalarının yalnızca teknik ya da ekonomik bir boyutla sınırlı kalamayacağını, aynı zamanda toplumsal eşitlik, adalet ve dayanıklılık ilkeleriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Bölümde, adil geçişin toplumsal maliyetlerin paylaşımı, dirençliliğin kurumsal uyum kapasitesi ve iklim adaletinin etik temelleri bir araya getirilerek, bütüncül bir "adil dirençlilik" çerçevesi sunulmaktadır. Bu yaklaşım, iklim politikalarının sosyal boyutlarını görünür kılmakla kalmayıp, daha kapsayıcı ve sürdürülebilir stratejiler geliştirilmesine de olanak tanımaktadır.
Bir diğer önemli katkı, “AB’nin Yeni Göç Paktı ve Türkiye’nin Konumu: Fırsatlar, Riskler ve Uyum İhtiyaçları” başlıklı bölümde sunulmaktadır. Avrupa Birliği’nin göç politikalarındaki yeni düzenlemeleri çerçevesinde Türkiye’nin karşı karşıya olduğu fırsatlar ve tehditler kapsamlı bir şekilde analiz edilmekte; bu doğrultuda sürdürülebilir ve hak temelli göç yönetimi politikalarına duyulan ihtiyaç vurgulanmaktadır.
Bu kitapta yer alan “Kentli Haklarının Uluslararası Normatif Çerçevesi: Belgeler, İlkeler ve Uygulama Sınırlılıkları ” başlıklı bölüm, insan haklarının kentsel bağlamda nasıl ele alındığını uluslararası belgeler üzerinden incelemekte ve kentli haklarının tarihsel, kurumsal ve normatif gelişimine ışık tutmaktadır. Bölümde, kentlerin yalnızca hak ihlallerinin yaşandığı değil; aynı zamanda hakların somutlaştığı ve yerel yönetimler aracılığıyla kurumsallaştığı mekânlar olduğu vurgulanmakta, kentli hakları ise barınma, çevre, katılım, eşitlik, kültür, dijital haklar ve sürdürülebilirlik gibi alanları kapsayan bütüncül bir yaklaşım olarak sunulmaktadır. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, Avrupa Kentsel Şartları, Dünya Kent Hakkı Şartı, UCLG Küresel Şartı ve BM-Habitat belgeleri gibi önemli metinler aracılığıyla yapılan analizler, kentli haklarının zamanla genişleyen içeriğini ve buna karşın uygulamadaki sınırlılıkları ortaya koymaktadır. Bölüm, bu normatif çerçevenin, hak temelli ve katılımcı bir kentsel yönetişimi destekleyen güçlü bir referans sunduğunu belirtirken, yerel düzeyde etkili bir uygulama için yönetişim kapasitesinin, kurumsal yapının ve kaynak adaletinin güçlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Bu kitapta bulunan “Yönetişim Kalitesi ve Sürdürülebilir Piyasaların Kurumsal Sınırları: Türkiye'den Kanıtlar” başlıklı bölüm, yönetişim kalitesinin Türkiye’nin sürdürülebilir ekonomik büyümesi üzerindeki etkisini veri temelli bir analizle değerlendirmektedir. Dünya Bankası’nın Yönetişim Göstergeleri kullanılarak, iyi yönetişimin reel kişi başına GSYİH üzerindeki asimetrik etkileri NARDL modeli ile incelenmiş; hem pozitif hem de negatif yönetişim şoklarının ekonomik performansı daraltıcı etkiler yarattığı görülmüştür. Bulgular, yönetişim kalitesindeki değişimlerin piyasa sonuçları üzerinde doğrudan ve kısa vadeli uyum maliyetleri yaratabileceğini ortaya koymakta; yönetişim ile büyüme ilişkisine dair daha eleştirel ve çok boyutlu bir bakış açısı sunmaktadır.
Finansal davranışlar ve tüketim alışkanlıkları üzerine odaklanan “Kredi Kartı Kullanımının Türkiye’de Tüketim Harcamaları Üzerindeki Etkisi” başlıklı bölüm ise, geleneksel iktisat yaklaşımlarının ötesine geçerek davranışsal iktisat teorileri ışığında tüketim dinamiklerini değerlendirmekte, kredi kartlarının psikolojik ve sosyolojik etkilerini analiz etmektedir.
Ekonomi ve finans ekseninde, “Döviz Rezervleri ve Borsa: Merkez Bankası Politikalarının Pazar Üzerindeki Rolü” başlıklı çalışma, Merkez Bankası politikalarının döviz rezervleri ve borsa üzerindeki etkilerini Türkiye örneği üzerinden incelemekte; finansal piyasa dengelerinin korunmasında merkez bankalarının oynadığı yapısal rolü gözler önüne sermektedir.
Çalışma yaşamı ve örgütsel davranış konusuna katkı sunan “Özel Güvenlik Personelinde İş Doyumu ve Psikolojik Güçlendirme Uygulamalarının Yaşam Kalitesine Etkisi” başlıklı bölüm ise, Batman ili örneğinde özel güvenlik görevlilerinin iş doyumu, psikolojik güçlenme düzeyleri ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkileri detaylı biçimde ele almakta; özellikle bölgesel koşulların çalışan refahı üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak, bu kitap; sosyal bilimlerin güncel yönelimlerini disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alarak hem teorik derinlik hem de pratik uygulanabilirlik açısından zengin bir içerik sunmaktadır. Ele alınan her bir bölüm, günümüzün karmaşık toplumsal, çevresel, ekonomik ve yönetsel sorunlarını analiz etmekle kalmayıp, çözüm önerileriyle de sosyal bilimlerin dönüştürücü gücünü ortaya koymaktadır. Bu bağlamda eser, yalnızca akademik dünyaya değil, aynı zamanda politika yapıcılar, uygulayıcılar ve sivil toplum aktörleri için de önemli bir başvuru kaynağı olma niteliği taşımaktadır. Sosyal bilimlerde yenilikçi yaklaşımların ve bütüncül analizlerin gerekliliğini vurgulayan bu çalışma, güncel sorunlara daha adil, sürdürülebilir ve insan merkezli çözümler geliştirmek isteyen tüm paydaşlara ilham verecektir.
Editörler
Sidar ATALAY ŞİMŞEK
Gökhan KARHAN
