Küresel Kamusal Malların Sunumunda NATO’nun Gelişen Rolü: Kolektif Güvenlik, Harcama Kıstasları ve Dışsallıklar
Şu kitabın bölümü:
Yurdadoğ,
V.
(ed.)
2025.
Kamu Maliyesi Alanında Güncel Araştırmalar.
Özet
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği’nin yayılmacı politikalarına karşı kurulmuş olan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (North Atlantic Treaty Organization, NATO)’nün faaliyetleri ve meydana getirdiği etkiler, kamu maliyesinin temel konularından birini teşkil eden küresel kamusal malların tipik özelliklerini yansıtmaktadır. Bu çalışmada, NATO’nun kolektif savunma ve güvenlik tedarikindeki gelişen rolü, küresel kamusallar teorisi perspektifinden analiz edilmektedir. NATO faaliyetleri caydırıcılık, güvenlik, istikrar ve uluslararası ticaret yollarının korunması gibi küresel tam kamusal mallar ile yüksek teknoloji ve istihbarat paylaşımı, müşterek tatbikatlar gibi küresel kulüp mallarının bir araya geldiği bir fayda seti üretmektedir. Bu ikili yapının, müttefikler arasında ittifakın başlangıcından itibaren tartışma konusu olan yük paylaşımı, bedavacılık ve eksik-sunum problemlerine farklı bir bakış açısı getirdiği düşünülmektedir. Çalışma kapsamında, 2014 Galler Zirvesi’nde benimsenen yarı-mali kural niteliğindeki savunma harcaması taahhütlerinin devam eden süreçteki gelişimi ve kolektif eylem sorunlarının çözümündeki etkisi de değerlendirilmektedir. Ayrıca, NATO’nun savunma ve güvenlik alanındaki girişimleri, diğer uluslararası kuruluşlar ve bölgesel aktörlerle kurduğu işbirliği ağları üzerinden incelenmekte ve ittifakın, Avrupa-Atlantik ekseninin çok ötesine uzanan pozitif dışsallıklar ürettiği ortaya koyulmaktadır. Bunun yanında, ittifak üyeleri arasındaki eşitsiz yük paylaşımı, artan savunma harcamalarının diğer kamusal mallar üzerindeki dışlama etkisi, endüstriyel ve teknolojik uyumsuzluklar gibi yapısal sorunlara da değinilmektedir. Sonuç olarak, NATO’nun, savunma ve güvenlik alanındaki küresel kamusal malların finansman ve yönetişimine, mükemmel olmasa da nadir ve somut bir örnek teşkil ettiği kanaatine varılmakta; ancak bu rolün sürdürülebilmesi için daha esnek bir mali yapıya ve çıktı odaklı düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu vurgulanmaktadır.
