Cumhuriyet’ten Günümüze Vergi Suç ve Cezalarının Kronolojik Gelişimi: Yüzyıllık Dönüşüm (1926-2025)
Şu kitabın bölümü:
Yücel,
R.
&
Ayyıldız,
Y.
(eds.)
2025.
Muhasebenin Yeni Kodları: Algoritmalar, İklim ve Küresel Vergi Düzeni.
Özet
Vergi suçları mevzuatının tarihsel evrimi, bir ülkenin mali egemenliğini koruma iradesinin, sosyal adalet arayışının ve küresel sistemle bütünleşme çabasının hukuki bir yansımasıdır. Bu süreç, devletin vergilendirme yetkisini güvence altına alırken, aynı zamanda bireyin haklarını gözeten, teknolojik dönüşüme ayak uyduran ve uluslararası normlarla uyumlu bir ceza hukuku düzeninin inşasını da beraberinde getirir.
Bu çalışma, Türkiye’de vergi suçları ve cezalarına ilişkin mevzuatın Cumhuriyet’ten günümüze (1926-2025) uzanan tarihsel dönüşümünü beş dönem çerçevesinde kronolojik ve bağlamsal olarak analiz etmektedir. Araştırma, vergi ceza hukukunun genel ceza hukukundan özerkleşme, normatif sistematikleşme, uluslararası uyum ve teknolojik dönüşüm süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. İlk dönem (1926-1949), vergi suçlarının TCK kapsamında genel dolandırıcılık suçu olarak ele alındığı ve özgün bir düzenlemeden yoksun olduğu bir geçiş evresidir. İkinci dönem (1949-1961), 5432 sayılı VUK ile vergi ceza hukukunun sistematikleştiği, suç-kabahat ayrımının netleştiği ve yargılama usulünün standartlaştığı kurumsal bir atılım dönemidir. Üçüncü dönem (1961-1980), 213 sayılı VUK’un kalıcı bir usul hukuku temeli oluşturduğu ve Yargıtay içtihatlarıyla hukuki güvenliğin pekiştiği bir olgunlaşma aşamasıdır. Dördüncü dönem (1980-2000), liberal ekonomi politikalarıyla birlikte vergi suçlarının uluslararası boyut kazandığı, yeni ve karmaşık suç tiplerinin ortaya çıktığı bir uyum sürecidir. Beşinci dönem (2000-2025) ise dijitalleşme, kurumsal reform ve küresel şeffaflık girişimlerinin kesiştiği kapsamlı bir reform çağıdır. Vergi Denetim Kurulu’nun kurulması, e-belge uygulamaları ve 2022 yılında VUK 359. maddede yapılan değişiklikler (etkin pişmanlık, zincirleme suç), politikada caydırıcılık ile telafi edici adalet arasında dengeli bir modele geçişi simgelemektedir.
Çalışma, Türk vergi ceza hukukunun normatif bağımsızlık, merkezileşme, küresel entegrasyon ve teknolojik adaptasyon dinamikleriyle şekillendiği sonucuna varmaktadır. Gelecekte, yapay zeka ve blokzincir gibi teknolojilerin vergi suçlarıyla mücadeleyi daha karmaşık hale getireceği öngörülmekte; teknoloji odaklı, uluslararası iş birlikçi ve hak temelli bir mevzuat yaklaşımının geliştirilmesinin önemi vurgulanmaktadır.
