Bir Hegemonik Proje Olarak “Trump Doktrini”
Şu kitabın bölümü:
Acet İnce,
G.
S.
(ed.)
2026.
Uluslararası İlişkilerde Güncel Yaklaşımlar: Uluslararası Hukuk, Örgütler ve Küresel Düzen .
Özet
Bu çalışmada amaç, Trump Doktrinini uluslararası ilişkilerde hegemonya kurulumu ve sürdürülmesi bağlamında ele alırken Bob Jessop’un “Hegemonik Proje” kavramından yola çıkarak Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin bir değerlendirmesini yapmaktadır. Ayrıca Venezüella devlet başkanının alı konulası örneğinin bu hegemonik projedeki yerini tartışmaktadır.
ABD’nin Çin ve Asya ekonomilerinin yükselişine paralel olarak zayıflayan hegemonik gücünü yeniden tahsis etme süreci olarak da yorumlayabileceğimiz doktrin, ABD hegemonyasının hem eski yüzünü hatırlatmakta hem de yeni politikalarının sinyallerini vermektedir. 1970’lerin başından beri izlenen neoliberal politikalar ülkelerin ekonomik ve siyasal bağımsızlıklarında gerilemelere neden olmuştur. Ülke ekonomilerinin yeniden yapılanması ve sermaye birikimi önündeki engellerin küresel düzeyde kaldırılmasında ABD’nin ekonomik, siyasal ve kültürel hegemonyası belirleyici olmuştur. Bu süreçte karşıt hegemonya kurulumlarının oluşmasının kaçınılmaz oluşu küresel krizlerin de sebebi olmuştur. Bugün Trump başkanlığında yayınlanan Doktrin ABD hegemonyasının karşı hegemonyalara karşı vereceği mücadelenin ana hatlarını çizmektedir.
Bu çalışmada, uluslararası ilişkilerdeki hegemonya kurmanın kapitalist sistemin birikim krizi ile her zaman organik bağ içinde olduğunu iddia etmektedir. Dolayısı ile yukarıdaki bağlama dayalı olarak birikim stratejilerinin hegemonya tahsisindeki yerini ve ABD’nin Trump doktrininin bu stratejileri okumada yol gösterici olacağını ortaya koymaya çalışacağım. Ve dahi Venezüella devlet başkanının alı konulması ise kapitalist birikim modelinin rakipsin bırakılmasının bir sonucu olarak görmenin mümkün olduğunu ileri süreceğim.
