2030 BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, Paydaş Teorisi ve Çoklu Paydaş Pazarlaması: Bütünleşik Bir Kavramsal Çerçeve
Şu kitabın bölümü:
Deligöz,
K.
(ed.)
2026.
Sürdürülebilir Pazarlama Yaklaşımları.
Özet
Dünyanın önündeki en önemli küresel hedeflerden biri olan Birleşmiş Milletler (BM) 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA) gerçekleştirilmesi için sınırlı bir süre kalmıştır. Ancak mevcut göstergeler, 2030 yılına kadar söz konusu SKA’lara ulaşılabileceğine ilişkin iyimser olmayan bir görünüm ortaya koymaktadır. Mevcut tablo 2030 hedefleri için kritik bir döneme girilmiş olduğunu göstermekle birlikte, gerekli bir hızlandırma süreci başlatılmaması halinde, hedeflere belirlenen süre içerisinde ulaşılıp ulaşılamayacağı daha da belirsiz bir hale gelmektedir (Leal Filho ve diğerleri, 2023). Ayrıca güncel SKA raporuna göre dünyanın mevcut durumu insanlık için kırmızı bir alarm durumudur ve iklim felaketini önlemek için fırsat penceresi hızla kapanmaktadır (United Nations, 2022). Ancak bu durum SKA’lardan vazgeçileceği anlamına gelmemekte olup aksine, tüm paydaşların bu hedefler doğrultusunda üzerlerine düşen sorumlulukları ivedilikle yerine getirmeleri gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu kapsamda SKA’lara ulaşılmasında önemli rolü bulunan günümüz iş dünyasında dijitalleşme, küreselleşme ve sürdürülebilirlik baskıları, işletmelerin faaliyet gösterdiği çevreyi daha karmaşık ve çok aktörlü bir yapıya dönüştürmüştür. Bu dönüşüm, pazarlama disiplininin yalnızca müşteri odaklı bir fonksiyon olmaktan çıkarak çoklu paydaşları kapsayan bütüncül bir yönetim anlayışına evrilmesini zorunlu kılmıştır. Paydaş teorisi temelinde şekillenen çoklu paydaş pazarlaması yaklaşımı, işletmelerin yalnızca ekonomik değer üretmekle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda sosyal ve çevresel değer yaratma sorumluluğunu da üstlenmeleri gerektiğini vurgulamaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, BM 2030 SKA’larına ulaşma sürecini hızlandırabilecek çoklu paydaş pazarlaması kavramının SKA’lar ile olan kavramsal ilişkisini ele alarak ilerlemenin önündeki engellerin aşılmasına yönelik potansiyel katkılarını değerlendirmektir.
