Tüketici Şüpheciliğinin Marka Vaatlerine etkisi; Teorik Yaklaşımlar ve Ampirik Bulgular
Şu kitabın bölümü:
Kayaoğlu,
A.
(ed.)
2026.
Marka Vaatleri: İnandırıcılık, Güven ve Tüketici Algısı.
Özet
Bu çalışma, tüketici şüpheciliğinin marka vaadi üzerindeki etkisini teorik yaklaşımlar ve ampirik bulgular çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüz pazarlama ortamında marka vaadi bir iletişim unsuru olmanın yanında markanın kimliğini, değerlerini ve stratejik yönelimini yansıtan temel bir taahhüt olarak değerlendirilmektedir. Marka ile tüketici arasında kurulan güven ilişkisinin başlangıç noktasını oluşturan bu vaat, tüketicinin algısal değerlendirme sürecinde belirleyici bir rol üstlenmektedir. Ancak dijitalleşme, artan bilgi yoğunluğu, sosyal medya platformlarında deneyim paylaşımının yaygınlaşması ve geçmiş tüketici deneyimlerinin görünür hale gelmesi, markaların sunduğu vaatlerin daha eleştirel ve sorgulayıcı bir bakış açısıyla değerlendirilmesine neden olmuştur. Bu bağlamda tüketici şüpheciliği, markanın sözleri ile eylemleri arasındaki tutarlılığı test eden bilişsel, duygusal ve davranışsal bir mekanizma olarak ele alınmıştır. Çalışmada, marka vaadi ile tüketici güveni arasındaki ilişkinin özellikle tutarsızlık, aşırı vaat, şeffaflık eksikliği ve etik sorumlulukların yerine getirilmemesi gibi faktörler üzerinden şekillendiği ortaya konulmuştur. Literatür bulguları, şüphecilik düzeyinin artmasının marka güvenini, marka sadakatini ve satın alma niyetini olumsuz etkilediğini ortaya koymuş ve buna karşılık tutarlı, etik, kanıtlanabilir ve deneyimle desteklenen vaat stratejilerinin güven inşasını güçlendirdiğini göstermektedir. Ayrıca sosyal medya ortamları ve yapay zekâ temelli iletişim uygulamalarının, marka vaadinin inandırıcılığı üzerinde yeni güven dinamikleri oluşturduğu vurgulanmıştır. Yapay zekâ destekli içerik üretimi ve kişiselleştirilmiş iletişim sistemleri markalar için önemli fırsatlar sunarken, samimiyet algısının zedelenmesi durumunda şüpheciliğin artabileceği ifade edilmektedir. Sonuç olarak tüketici şüpheciliği, markalar açısından risk unsuru, vaatlerin doğrulanmasını sağlayan bir geri bildirim ve öz-denetim mekanizmasıdır. Marka vaadinin sürdürülebilirliği, söylem ile davranış arasındaki uyumun sağlanmasına, etik sorumlulukların yerine getirilmesine ve şeffaflık temelli güven stratejilerinin geliştirilmesine bağlı olduğu vurgulanmaktadır.
