Marka Vaatlerinde Algısal Çatışma: Nedenler ve Sonuçlar
Şu kitabın bölümü:
Kayaoğlu,
A.
(ed.)
2026.
Marka Vaatleri: İnandırıcılık, Güven ve Tüketici Algısı.
Özet
Bu çalışma, marka vaatlerinin tüketici beklentilerini şekillendiren stratejik rolü ile satın alma sonrası deneyim arasındaki tutarsızlıkların yol açtığı algısal çatışmayı kavramsal bir çerçevede incelemektedir. Marka vaatleri; kalite, performans, güven ve fayda gibi mesajlar aracılığıyla tüketicinin zihninde bir beklenti seti oluşturan ve bu yönüyle tüketici–marka ilişkisini “psikolojik bir sözleşme” niteliğinde kuran temel unsurlar arasında değerlendirilmektedir. Buna karşılık vaat edilen değer ile tüketicinin satın alma sonrasında yaşadığı deneyim/algı arasında ortaya çıkan uyumsuzluklar, özellikle beklentinin yüksek ve markaya atfedilen değerin güçlü olduğu durumlarda, daha yoğun bir bilişsel rahatsızlığa zemin hazırlayabilmektedir. Çalışma, bu süreci güçlendiren önemli etmenlerden birini algılanan risk üzerinden açıklamaktadır. Algılanan risk, tüketicinin satın alma sürecinde karşılaşabileceği belirsizlikler ve olası kayıplara ilişkin öznel değerlendirmelerinin bütünü olarak ele alınmakta; marka imajının ise belirsizliği azaltma ve karar sürecini bilişsel olarak sadeleştirme işlevi vurgulanmaktadır. Literatürde algılanan riskin fiziksel, sosyal, finansal, psikolojik, zaman ve performans gibi boyutlarda sınıflandırıldığı; bu türlerin özellikle bilgi eksikliği, teknolojik karmaşıklık, yüksek fiyat ve markalar arası kalite farklılıkları gibi koşullarda daha belirginleştiği ifade edilmektedir. Sonuç olarak algısal çatışma, memnuniyetin azalması, marka güveninin zayıflaması, olumsuz ağızdan ağıza iletişim, şikâyet davranışı ve yeniden satın alma niyetinde düşüş gibi çıktılar doğurabilmektedir. Bu nedenle çalışma; vaat–deneyim tutarlılığının gözetilmesi, gerçekçi ve doğrulanabilir değer önerileri sunulması ve şikâyet/geri bildirimlerin stratejik bir veri kaynağı olarak kullanılması yönünde öneriler geliştirmektedir.
