Küresel Değer Zinciri Katılımı ve Eşitsizlik Arasındaki İlişki
Şu kitabın bölümü:
Nas,
Ş.
(ed.)
2026.
Uluslararası İktisat: Teoriden Uygulamaya Güncel Gelişmeler .
Özet
Son kırk yılda teknoloji ve ticarette yaşanan gelişmeler küresel üretim yapısını daha parçalı ve birbirine bağlı hale getirerek Küresel Değer Zincirlerinin (KDZ’ler) ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu yeni üretim ve ticaret yapısı, ülkeler içinde hem kazananlar hem de kaybedenler yaratmaktadır. KDZ katılımı katma değeri artırarak eşitsizlikleri azaltabilse de, elde edilen kazançların nasıl dağıldığına bağlı olarak mevcut eşitsizlikleri de güçlendirebilir. Bu ilişkinin anlaşılması, daha adil bir gelir dağılımını teşvik eden politikaların tasarlanması açısından önemlidir. Bu çalışma, 2000-2022 döneminde 55 ülkeyi kapsayan bir veri seti kullanarak farklı KDZ katılım göstergeleri ile gelir eşitsizliği arasındaki ilişkiyi analiz etmekte ve bu ilişkinin ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre nasıl farklılaştığını incelemektedir. Elde edilen sonuçlar, ileri ve geri tüm KDZ katılım türlerinin gelir eşitsizliği ile negatif ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu sonuç büyük ölçüde gelişmekte olan ülkeler tarafından ortaya çıkmaktadır. Bu bulgu, özellikle gelişmekte olan ülkelerde KDZ’lere daha fazla ve daha derin katılımın daha eşitlikçi bir gelir dağılımına katkıda bulunabileceğini göstermektedir. Ayrıca, sermaye yoğunluğu, GSYİH içindeki AR-GE harcamalarının payı ve ortaokul okullaşma oranının da eşitsizlik ile negatif ilişkili olduğu bulunmuştur. Bunun yanında, kişi başına düşen GSYİH ile eşitsizlik arasında ters U şeklinde bir ilişki gözlenmiş ve bu durum Kuznets eğrisi hipotezine kanıt sağlamıştır. Tüm bu bulgular, ülkeler içinde daha eşitlikçi bir gelir dağılımının şekillenmesinde KDZ katılımının yanı sıra fiziksel sermaye, beşerî sermaye ve AR-GE harcamalarının kritik rolünü vurgulamaktadır.
