Türkiye’deki Büyük Havalimanlarının Sıfır Emisyonlu Havacılık Dönüşümüne Hazırlığının ARI Modeli ile Değerlendirilmesi
Şu kitabın bölümü:
Akduman,
G.
(ed.)
2026.
Sürdürülebilir Havacılıkta Yeşil Dönüşüm.
Özet
Türkiye’deki büyük havalimanlarının sıfır emisyonlu uçak operasyonlarına yönelik altyapı hazırlık düzeyini karşılaştırmalı ve senaryo temelli bir yaklaşımla değerlendirmektedir. Araştırmada İstanbul Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı, Antalya Havalimanı, Ankara Esenboğa Havalimanı ve İzmir Adnan Menderes Havalimanı örneklem olarak ele alınmıştır. Çalışmanın temel amacı, elektrikli, hibrit elektrikli ve hidrojen temelli uçak teknolojilerinin yaygınlaşması durumunda havalimanlarının hangi altyapı gereksinimleriyle karşılaşabileceğini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda trafik yoğunluğu, operasyonel kapasite ve enerji altyapısı boyutlarını bütünleştiren Havalimanı Hazırlık Endeksi (Airport Readiness Index- ARI) kullanılmıştır. Endeks modelinde yolcu sayısı, uçak hareketi, hub rolü, operasyonel kapasite, elektrik şebekesi, yenilenebilir enerji entegrasyonu, apron şarj alanı potansiyeli, yer hizmetleri elektrifikasyonu ve hidrojen depolama olasılığı birlikte değerlendirilmiştir. Farklı ölçeklerdeki değişkenlerin karşılaştırılabilir hale getirilmesi için min-maks normalizasyon yöntemi uygulanmış ve üç temel endeks bileşeni eşit ağırlıkla modele dahil edilmiştir. Bulgular, İstanbul Havalimanı’nın çok yüksek hazırlık önceliğine sahip olduğunu; Sabiha Gökçen ve Antalya havalimanlarının ise orta-yüksek düzeyde hazırlık potansiyeli taşıdığını göstermektedir. Senaryo analizi, toplam uçuşların %10, %25 ve %50’sinin elektrikli uçuşa dönüşmesi durumunda yıllık enerji talebinin özellikle yüksek trafik hacmine sahip havalimanlarında belirgin biçimde artacağını ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar, sıfır emisyonlu havacılık dönüşümünün yalnızca uçak teknolojisiyle sınırlı olmadığını; havalimanı enerji planlaması, apron düzenlemeleri, şebeke kapasitesi, yenilenebilir enerji yatırımları ve çok paydaşlı politika tasarımıyla birlikte ele alınması gerektiğini göstermektedir. Modelin keşfedici niteliği, mühendislik projelendirmesi yerine stratejik önceliklendirme ve politika geliştirme amacı taşıdığı için özellikle kamuya açık veri sınırlılıkları bulunan pazarlarda uygulanabilir bir değerlendirme çerçevesi sunmaktadır.
