Türk Turist Rehberlerinin İngilizce Dil Becerileri Önem Algıları: Bir İhtiyaç Analizi Çalışması
Şu kitabın bölümü:
Uysal,
D.
(ed.)
2025.
Turizmde Yeni Ufuklar: Disiplinlerarası Bir Yaklaşım.
Özet
Turist rehberleri, ziyaretçiler ile ev sahibi toplum arasında temel aracı rolünü üstlenerek yalnızca bilgi aktarmakla kalmayıp kültürel yorumlama, bağlamsallaştırılmış anlatı sunma ve seyahat deneyimi boyunca çeşitli düzeylerde destek sağlama sorumluluklarını yerine getirirler. Rehberlik hizmetlerinin niteliği, destinasyon imajını, ziyaretçi memnuniyetini ve turizm sektörünün uzun vadeli sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen önemli bir değişkendir. Türkiye bağlamında yürütülen çalışmalar turizm öğrencilerinin İngilizce ihtiyaçlarına odaklanmakla birlikte, aktif olarak sahada çalışan lisanslı turist rehberlerine yönelik güncel ve kapsamlı ihtiyaç analizi çalışmalarının sınırlı olduğu görülmektedir. Bu durum, Türkiye’de görev yapan turist rehberlerinin gerçek iletişimsel ihtiyaçlarını ortaya koyan yeni araştırmalara duyulan gereksinimi açıkça ortaya koymaktadır. Bu çalışma, turist rehberlerinin ve turist rehberliği öğrencilerinin İngilizce dil ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırma, betimsel tarama deseniyle tasarlanmış ve veriler, turist rehberliği öğrencileri ile aktif çalışan turist rehberlerinden çevrim içi anket aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel istatistikler ve gruplar arası karşılaştırmalar yoluyla analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, konuşma becerisinin turist rehberliği bağlamında en yüksek öneme sahip İngilizce becerisi olduğunu, bunu dinleme becerisinin izlediğini göstermektedir. Okuma ve yazma becerilerinin ise mesleki uygulamalarda daha çok destekleyici bir rol üstlendiği belirlenmiştir. Ayrıca aktif turist rehberleri ile turist rehberliği öğrencileri arasında İngilizce dil becerilerine atfedilen önem açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç olarak, araştırma bulguları turist rehberlerine yönelik İngilizce öğretim programlarının mesleki İngilizce öğretimi yaklaşımı temelinde yapılandırılması gerektiğine işaret etmektedir. Programlarda özellikle konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmeye yönelik, mesleki senaryolara dayalı ve etkileşim odaklı etkinliklere ağırlık verilmesi önerilmektedir.
