Tümgüçlülük (Omnipotent) Duygusunun Satın Alma Davranışlarına Etkisi
Şu kitabın bölümü:
Köroğlu,
M.
(ed.)
2026.
Eğitim Bilimlerinde Güncel Yaklaşımlar ve Multidisipliner Perspektifler.
Özet
Rehberlik ve psikolojik danışma (RPD) hizmetlerinin temel amaçlarından biri de bireylerin sağlıklı karar verme becerilerinin geliştirilmesidir. Karar verme becerileri kişilerin dürtüsel, yoğun duygusal hislerle değil alternatifleri de düşünerek mantıklı kararlar vermesini amaçlamaktadır. Karar verme dinamiğinin en çok sergilendiği ve dış koşullar tarafından da sıkça yönlendirilmeye çalışıldığı alanlardan biri de satın alma davranışlarıdır. Psikanaliz kuramı, sahip olduğu derinlemesine bakıştan dolayı satın alma kararlarının dinamiğini anlamada etkili bir kuramdır. Psikanaliz, derinlemesine çözümleme ve yorumlama özelliğinden dolayı edebiyat, sanat, film ve siyaset alanlarında disiplinler arası da çalışılan bir kuramdır. Önemli toplumsal kurumlarımızdan olan ekonomi alanında da üretim-tüketim süreçlerindeki insan davranışlarının derinlemesine incelenmesinde de psikanaliz önemli katkılar sağlayabilecektir. Satın alma davranışı da kişinin özellikleri ve satın alınan ürün-hizmetin özelliklerinden dolayı karmaşık bir süreç sonucunda gerçekleşmektedir. Bu karmaşık süreci açıklamada kullanılabilecek psikanalitik kavramlardan biri de tümgüçlülük (omnipotent) duygusudur. Tümgüçlülük duygusu, narsist kişiliğin bir özelliği olduğundan dolayı, ayrı bir kavram olarak fazla incelenmemiştir. Bebeklik dönemindeki narsist kırılmaların, travmaların, ayrışma-bireyselleşme problemlerinin bir sonucu olan tümgüçlülük duygusu, bireyin kendilik algısını, benlik yapısını kırılgan narsisizmi telafi edecek şekilde yapılandırır. Tümgüçlülük duygusunun baskın olduğu psikolojik süreçler, nesne ilişkileri bağlamında insan ilişkilerini, tüketim-üretim ilişkilerini de şekillendirebilecek potansiyele sahiptir. Tümgüçlülük duygusuna sahip birey, bu duygusunu besleyebilmek için pazarlamanın kendisine sunduğu statü, güç, konfor vb. özellikli ürünleri almaya yönelebilecektir. Kırılgan narsist yapı, köklü bir terapi sürecinden geçmediği sürece avutulmaya ihtiyaç duyabileceğinden, bu duygunun satın alma süreçlerindeki baskın rolü uzun süre devam edebilecektir. Bu çalışmada, tüm güçlülük duygunun gelişimi ve satın alma süreçlerine etkisi toplumsal, kültürel dönüşüm önerileri şeklinde alt başlıklar halinde açıklanmaya çalışılmıştır. Ortaya konulan bilgiler RPD hizmetlerinin hem önleyici, geliştirici, koruyucu işlevlerinin öncelikli olduğu rehberlik alanında hem de psikolojik danışma alanında fayda sağlayabilecektir.
