Yapay Zekâ-Mantık İlişkisi: Aristoteles Örneği
Şu kitabın bölümü:
İnci,
Ü.
H.
(ed.)
2025.
Yapay Zekâ Çağında İnsan: Sanattan Sağlığa, Toplumdan Teknolojiye.
Özet
Düşünce tarihinin en temel yapı taşlarından biri, “ilk” olan birçok sıfatı üzerinde taşıyan ve bu “ilk”liği de temelde düşünme ve bilim yapmaya imkân veren “mantık”ın kurucusu olmaktan alan, Yunan felsefesinin Platon’dan sonra en önemli ismi Aristoteles (384-322) “Organon” adı altında “Kategoriler, Önerme Üzerine, Birinci Analitikler, İkinci Analitikler, Topikler ve Sofistik Delillerin Çürütülmesi” olarak ortaya koyduğu mantık kitabında mantığın temelleri ve akıl yürütme yöntemlerini ele almış, böylelikle akıl yürütmeyi sistemli bir hale getirmiştir. Günümüzde her geçen gün hem sayılarında hem de kullanımlarında artış olan yapay zekâ uygulamalarının da verileri analiz ederek karar alan sistemler olduğu, bu kararları alırken de büyük oranda mantıksal çıkarım yöntemlerini kullandığı bilinmektedir. Bu çalışmada, Aristoteles’in mantık sisteminde ortaya koyduğu düşüncelerinin yapay zekâ uygulamalarında mantık ilkelerinin kullanımında nasıl bir temel oluşturduğu incelenmiştir. Aristoteles mantığı kelimelerin değil kelimelerin işaret ettikleri düşüncelerin incelenmesi olarak görür. Böylelikle doğruya ulaşmada başarılı olup olmamaları üzerinden düşüncelerin incelenmesi söz konusudur. Yapay zekâda da karar vermede merkezi rolde olan karar ağaçları, doğal dil işleme ve mantıksal çıkarım işlemleri mantık temeline göre yapılır. Aristoteles’in mantığın kurucusu olması, mantık kurallarının da geçmişten günümüze kadar bilimsel çalışmalarda ve özellikle de günümüz yapay zekâ çalışmalarında uygulanmaya devam etmesi; yapay zekâ ve mantık ilişkisinde bu alanın kurucusu olan Aristoteles’in incelenmesini önemli bir hale getirmektedir.
