Kentleşme, Göç ve Toplumsal Uyum: Sorunlar ve Çözüm Arayışları
Şu kitabın bölümü:
Sürmeli Söğüt,
İ.
(ed.)
2025.
Kentsel Politikalar, Sorunlar ve Çözüm Önerileri.
Özet
Bu kitap bölümü, kentleşme, göç ve toplumsal uyum arasındaki çok boyutlu ve karşılıklı ilişkiyi, çağdaş sosyal bilim literatürü çerçevesinde ele alan bütüncül bir analiz sunmaktadır. Kentler, çalışmada yalnızca nüfusun yoğunlaştığı mekânlar olarak değil; aynı zamanda eşitsizliklerin, toplumsal karşılaşmaların ve siyasal gerilimlerin yoğunlaştığı karmaşık sosyal alanlar olarak kavramsallaştırılmaktadır. Göç olgusu ise kentleşme sürecinin hem belirleyicisi hem de sonucu olarak değerlendirilmekte; toplumsal uyum, bu sürecin en kırılgan ve stratejik boyutu olarak ele alınmaktadır.
Bölümde, kentleşmenin tarihsel dönüşümü sanayi toplumundan küresel ve neoliberal kente geçiş bağlamında incelenmiş; neoliberal kent politikalarının mekânsal ayrışma, konut sorunu ve kentsel eşitsizlikleri derinleştiren etkileri vurgulanmıştır. Göç, iç göç, uluslararası göç ve zorunlu göç ayrımları üzerinden analiz edilmiş; savaşlar, küresel eşitsizlikler ve iklim krizi gibi faktörlerin kentleri göçün ana mekânları hâline getirdiği ortaya konulmuştur. Göçmen yoğunlaşması, gettolaşma ve mekânsal dışlanma süreçleri, kent yoksulluğu ve güvencesiz istihdamla birlikte değerlendirilmiştir.
Toplumsal uyum kavramı, asimilasyon ve entegrasyon yaklaşımlarının ötesinde, hak temelli ve karşılıklı etkileşime dayalı bir çerçevede ele alınmıştır. Eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal hizmetlere erişimde yaşanan yapısal eşitsizliklerin, uyum sorunlarının temel kaynağını oluşturduğu gösterilmiştir. Medya söylemleri, ayrımcılık ve önyargılar da kentsel uyumu zayıflatan önemli faktörler olarak analiz edilmiştir.
Yöntemsel olarak bölüm, nitel bir araştırma yaklaşımına dayanmakta; kapsamlı uluslararası literatür taraması ve kavramsal çözümleme yoluyla kuramsal bir sentez sunmaktadır. Bulgular, kentlerde uyum sorunlarının kültürel farklılıklardan ziyade mekânsal ayrışma, kurumsal kapasite eksikliği ve politika eşgüdümsüzlüğünden kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışma, kapsayıcı kent politikaları, yerel düzeyde uyum programları ve çok düzeyli yönetişim modellerinin toplumsal uyumun güçlendirilmesinde kritik öneme sahip olduğunu vurgulamaktadır.
