Dezavantajlı Grupların Sendikal Örgütlenme Dinamikleri: Sosyal Politika ve Eşitlik Perspektifi
Şu kitabın bölümü:
Kırcı Çevik,
N.
&
Buğan,
M.
F.
(eds.)
2025.
Sosyal Bilimlerde Kuram, Araştırma ve Tartışmalar – 4.
Özet
Bu çalışma, dezavantajlı grupların sendikal örgütlenme süreçlerinde karşılaştıkları yapısal ve kurumsal engelleri sosyal politika ve eşitlik perspektifinden ele almaktadır. Kadınlar, göçmen işçiler, gençler, engelli bireyler ve güvencesiz çalışanlar; işgücü piyasasında düşük ücret, kayıt dışılık, ayrımcılık ve iş güvencesizliği gibi sorunlarla karşı karşıya kalmakta, bu durum sendikal örgütlenmeye katılımlarını sınırlamaktadır. Çalışmada, sendikaların tarihsel olarak erkek egemen, homojen ve tam zamanlı sanayi işçisini merkeze alan yapılar üzerine kurulduğu; bu nedenle dezavantajlı grupların taleplerinin çoğu zaman ikincil planda kaldığı vurgulanmaktadır.
Küreselleşme, neoliberal politikalar, dijitalleşme ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte “prekarya” olarak tanımlanan yeni bir güvencesiz emek kitlesi ortaya çıkmış, bu durum sendikal kapsayıcılığı daha da zayıflatmıştır. Çalışma, Türkiye’de kadınların, göçmenlerin, gençlerin ve engellilerin sendikal yapılarda sınırlı temsiline dikkat çekerken; İskandinav ülkeleri, Almanya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerde geliştirilen kapsayıcı sendikal politikaları iyi uygulama örnekleri olarak incelemektedir.
Sonuç bölümünde, sendikaların geleceğinin kapsayıcılık kapasiteleriyle doğrudan ilişkili olduğu belirtilmekte; pozitif ayrımcılık, kota uygulamaları, dezavantajlı gruplara yönelik özel komiteler, dijital örgütlenme araçları ve sosyal politika ile sendikal yapıların eşgüdüm içinde çalışması önerilmektedir. Çalışma, dezavantajlı grupların sendikal örgütlenmesinin yalnızca işçi hakları açısından değil, toplumsal eşitlik ve demokratikleşme süreci açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
