Grafik Tasarımda Dijitalizm, Simülasyon ve Yapay Zeka Tasarımlarının Eleştirisi
Şu kitabın bölümü:
Buçukoğlu,
S.
M.
(ed.)
2026.
Akademik Perspektiften Güncel Grafik Tasarım Araştırmaları - II .
Özet
Dijital teknolojilerin gelişmesiyle birlikte grafik tasarım alanı önemli bir dönüşüm sürecine girmiştir. Özellikle sanal gerçeklik, simülasyon teknolojileri ve yapay zekâ tabanlı tasarım araçları, görsel üretim süreçlerini yeniden tanımlamaktadır. Modern uygarlığın en önemli özelliklerinden biri illüzyondur. Algoritmik düşünme, sistem tasarımı ve makine-insan arasında bir arayüz olan programlamanın oluşturduğu yeni disiplinler arası Dijital Sanat; Gerçek, hayal ve sanal terimlerini sorgulatırken, İnsanoğlunun gerçek ve gerçek olmayana ilgisini tasarım ve teknolojinin kesişme ekseninde fomlarını yeniden inşa etmiştir. Capıtalist sisteminde kendi sınırlarını çizen, yeni dünya düzeninin alt yapısını oluşturan zorlayan bu yeni teknolojilerden Dijitalizm; Fiziksel gerçekliğin ötesinde zihinsel boyutun teknolojiyle kurgulanmasını sağlamıştır., Sanal gerçekliğin hibrit versiyonunu içeren evren ötesi anlamına gelen metaverse’yi de ortaya çıkarmıştır. Metaverse’lerde hibrit gerçeklik alanlar hem fiziksel gerçekliğin yansımasını hem fiziksel gerçeklikten ayrı sanal boyutlarıyla hem de her ikisinin bağıntılı bir formunu bir araya getirerek, Hibrit sanat uygulamalarında deneysel arayüz teknolojileri ile yapay zekânın bilgi görselleştirmesini doğurmuştur. Grafik tasarımın ve Görsel üretimin zirvesi ise Yapay Zekadır. Doğal sistemlerin yapabildiği her bilişsel etkinliği yapay sistemlere, daha büyük bir başarı düzeyinde nasıl yaptırabileceğimizi inceleyen bilim dalı” olarak karşımıza çıkmıştır. Günümüz Sanatçıları Dijital Sanat, Sanal Gerçeklik ve Yapay Zekayı farklı dinamiklerde çeşitli yöntem ve teknikler kullanarak izleyicinin algısında yanılsama yaratan eserleriyle yeni bir eleştiriyi de beraberinde getirmiştir. Dijitalizm plastik sanatlarda çalışmaların çeşitliliğine ve dönüşümüne ciddi bir ivme kazandırmıştır. Ancak eserlerin özgün eser niteliğini taşımasında, telif hakları ve kopyalanma ile ilgili oldukça ciddi problemleri de ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma ‘’Yaratıcılık ve ustalık sonucu ortaya çıkan üstün ve değerli eser " tanımının yeni teknolojilerin ürettiği sanat nesnelerinin entegrasyonunda fikri mülkiyet hukukunu sorgularken yetkisiz erişimler, eserlerin etik bir şekilde kullanılması konularına eleştirel bir değerlendirme ile literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
