Nadir Hastalıklarda Bitki Metabolitlerinin Translasyonel Potansiyeli: Moleküler Mekanizmalardan Ağ Tabanlı Hassas Tedavi Stratejilerine
Şu kitabın bölümü:
Bayramcı,
N.
S.
(ed.)
2026.
Nadir Hastalıklar: Moleküler Patogenez, Genetik Tanı ve Hedefe Yönelik Tedavi Stratejileri.
Özet
Nadir hastalıklar, büyük ölçüde monogenik kökenli olmasına rağmen fenotipik düzeyde çok katmanlı biyolojik ağ disfonksiyonları ile karakterizedir. Yeni nesil dizileme teknolojileri genetik temelin önemli bir kısmını ortaya koysa da, genotipten fenotipe ve klinik müdahaleye uzanan süreçte belirgin bir translasyonel boşluk devam etmektedir. Bu boşluk, hastalıkların yalnızca tek gen düzeyinde değil; protein katlanma bozuklukları, mitokondriyal disfonksiyon, epigenetik disregülasyon ve sinyal iletim ağlarının entegre bozulması üzerinden şekillenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda bitki metabolitleri, klasik farmakolojik ajan tanımının ötesine geçerek biyolojik ağların çoklu düğümlerini eş zamanlı modüle eden sistem düzeyinde düzenleyiciler olarak değerlendirilmektedir. Alkaloidler sinyal iletim ağlarının yeniden organizasyonunu etkilerken, terpenoidler rapamisinin mekanistik hedefi (mTOR), mitojenle aktive olan protein kinaz (MAPK) ve fosfoinozitol 3-kinaz/protein kinaz B (PI3K/AKT) gibi merkezi sinyal yolakları üzerinden hücresel homeostazı düzenlemektedir. Fenolik bileşikler ise redoks dengesi, inflamatuvar yanıt ve epigenetik kontrol ekseninde çok katmanlı bir modülasyon sağlamaktadır. Multi-omik entegrasyon ve yapay zeka tabanlı modelleme yaklaşımları, bu karmaşık biyolojik ağların mekanistik çözümünü ve hastalık alt tiplerinin daha hassas sınıflandırılmasını mümkün kılmaktadır. Bu çerçevede bitki metabolitleri, nadir hastalıklarda ağ tabanlı hassas tıp yaklaşımlarının önemli bileşenleri olarak, çok hedefli ve sistem düzeyinde modülatörler şeklinde yeniden konumlandırılmaktadır.
