Turizm Pazarlamasının Dijital Dönüşümü: Yapay Zekâ, Artırılmış Gerçeklik ve Sosyal Medya Perspektifinden Kavramsal Bir Değerlendirme
Şu kitabın bölümü:
Güdü Demirbulat,
Ö.
&
Özgürel,
G.
(eds.)
2026.
Turizmin Dönüşen Yapısı: Akademik Yaklaşımlar.
Özet
Turizm sektörü, dijital teknolojilerin hızlı gelişimiyle birlikte köklü bir pazarlama dönüşümü yaşamaktadır. Bu bölüm, söz konusu dönüşümü yapay zekâ, artırılmış ve sanal gerçeklik, sosyal medya pazarlaması ve influencer pazarlama perspektiflerinden kavramsal olarak ele almaktadır. Yapay zekâ; kişiselleştirilmiş hizmet sunumu, dinamik fiyatlandırma ve sohbet robotu uygulamaları aracılığıyla turizm pazarlamasını dönüştürmekte, Teknoloji Kabul Modeli ve Beklenti Onaylama Modeli gibi kuramsal çerçeveler aracılığıyla açıklanmaktadır. Tüketici algıları incelendiğinde hız ve fayda beklentisinin ön plana çıktığı, güvensizlik ve mahremiyet kaygılarının ise benimsemeyi kısıtladığı görülmektedir. Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik, fiziksel mekânın ötesinde deneyim katmanları sunarak kültürel miras turizminde duygusal bağlanmayı ve destinasyon sadakatini güçlendirmektedir. Araştırmalar, varoluşsal özgünlük algısının tatmin ve yeniden ziyaret niyeti üzerinde belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir. Metaverse’ün gelişimiyle bu teknolojilerin daha geniş bir dijital gerçeklik ekosistemine entegre olacağı öngörülmektedir. Sosyal medya pazarlaması, turist karar sürecini bilgi erişiminin ötesinde, anlık duygusal motivasyon düzeyinde etkilemekte; kullanıcı tarafından üretilen içerik ve elektronik ağızdan ağıza iletişim geleneksel reklam araçlarının yerini giderek almaktadır. Influencer pazarlama bağlamında ise özgünlük, parasosyal ilişki ve kaynak güvenilirliği; takipçilerin destinasyon tercihlerini ve seyahat niyetlerini şekillendiren başlıca etkenler olarak öne çıkmaktadır. Sanal influencer’ların yükselişi, özgünlük algısının nesnel gerçeklikten değil kullanıcının algısal inşasından beslendiğini ortaya koymaktadır. Bölüm, bu dört teknolojik trendin birbirini tamamlayan bir ekosistem oluşturduğunu savunmakta; gelecek araştırmalar için deneyim kalitesi, kültürel farklılıklar ve uzun vadeli tüketici davranışı odaklı yönelimler önermektedir.
