Tokat Müzesi'nin İlk Ev Sahibi: Gök Medrese
Şu kitabın bölümü:
Seyfi,
S.
(ed.)
2025.
Sanat Tarihinde İzler ve İz Bırakanlar.
Özet
Tokat, Orta Karadeniz Bölgesinde Yeşilırmak havzasında yer alan bir şehirdir. Konum itibariyle tarihi süreç içerisinde yoğun bir yerleşim merkezi olmuştur. Bu sebeple kent pek çok medeniyete de ev sahipliği yapmıştır. Dolayısıyla köklü bir geçmişe sahip olan Tokat pek çok arkeolojik ve etnografik eseri bünyesinde bulundurmaktadır. Erken Cumhuriyet döneminde modern müzecilik çalışmaları kapsamında Halis Turgut Cinlioğlu tarafından 1926 yılında müzecilik çalışmaları başlatılmıştır. 1925 yılında Gök Medrese binası bir onarım geçirmiştir. Cinlioğlu’nun Tokat ve çevresinden temin ettiği pek çok eser Anadolu Selçuklu döneminde inşa edilmiş Gök Medrese’de toplanmaya başlamıştır. Yapı uzun süre depo-müze olarak kullanılmıştır. Müze bu yönüyle Anadolu’da müzecilik faaliyetlerinin yürütüldüğü örnek bir yapı halini almıştır. Müzenin 1974’te kullanım alanlarının geliştirilmesi amacıyla bazı odaları teşhir alanları şeklinde düzenlenmiştir. Bina 1982 yılında ise çağdaş bir müze olma özelliğini kazanmıştır. Tokat Gök Medrese uzun süre müze binası olarak kullanıldıktan sonra müze, ilerleyen süreçlerde Tokat Bedesten’ ine taşınmıştır. Müzenin geniş bir koleksiyonu bulunmaktadır. Bunun en temel sebebi Tokat ve çevresinde yapılan kazılarla birlikte çok sayıda eserin ele geçirilmesi olmuştur. Bilhassa Maşathöyük ve Niksar’da yapılan kazılar neticesinde pek çok arkeolojik eser müzeye kazandırılmıştır. Sonuç olarak da müzede; Hitit, Hellenistik, Roma, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait pek çok eser teşhir edilmektedir.
Bu çalışmada, Tokat Müzesi’ne ilk ev sahipliği yapan müze binası tanıtılarak yapının sosyal ve kültürel hafızadaki yeri ve önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda söz konusu yapı, önemli bir kültürel miras mekânının işlevlendirilerek günümüz yaşamına kazandırıldığı nitelikli bir vakıf eseri olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, Tokat Müzesi’nin kurumsallaşma süreci bağlamında ilk müze binası olan Gök Medrese’nin plan şeması, mimari kurgusu ve süsleme özelliklerini ayrıntılı biçimde ele alarak yapının sanatsal tarihi açısından değerini ortaya koymaktır.
