Çalışma Yaşamında Kibir (Hubris) Sendromu
Şu kitabın bölümü:
Durmuş,
Ş.
(ed.)
2026.
Çalışma Yaşamında Psikososyal Sendromlar: Örgütsel Davranış Perspektifi.
Özet
Modern çalışma yaşamında yöneticilik süreçleri ve yönetsel kararları karakterize eden hastalık bağlamında incelen dinamiklerden biri kibir (hubris) sendromudur. Güç ve başarıyla özdeşleşen, aşırı kibir, özgüven ve küçümseme gibi kavramlarla birlikte tanımlanan fenomen bir hastalıktır. Rekabetin hissedilebilirliği arttıkça ayakta kalmanın güç olduğu günümüzde, yöneticilerin ve liderlerin kolay bir şekilde yakalandıkları bir hastalık olarak örgütleri ve işgörenleri etkisi altına aldığı görülmektedir. Kontrolsüz güce sahip olan liderler ve yöneticiler, örgütleri hem finansal hem de itibar açısından büyük bir felakete sürüklemektedirler. Kibirli liderlerin ve yöneticilerin yönettiği örgütlerde bazen an altta yer alan işgörenler dalgaların gelebileceğini ön görmekte iken; üst kademedeki yöneticiler ise sadece kendi başarılarının ve aşırı özgüveninin cazibesi arasında gidip gelmektedir. Bu bağlamda kibir (hubris) sendromu, örgütlerde yaşanan psikososyal sendromlar kapsamında son yıllarda literatürde dikkat çeken kavramlardan biri olarak gelişim göstermektedir.
Bu bölümünün amacı, hubris sendromu kavramının temellerini, işgören ve örgütsel yansımalarını ve bu sendromla mücadeleyi araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında sendrom, üst kademe kuramı çerçevesinde iç çevre ve dış çevre bağlamında değerlendirilmiştir. Ayrıca kibir sendromunun belirtileri sayılabilecek, yöneticilerde ve liderlerde bulunabilecek özelliklere yer verilmiştir. Sendromun etkilerini detaylandırarak psikolojik güvenlik, yenilikçilik, tükenmişlik ve işyeri nezaketsizliği gibi tetikleyiciler bağlamında incelenmiştir. Bu sendromla birlikte mücadele araçlarının ve yüksek güvenilirlikli örgütlenme prensiplerinin önemi vurgulanmıştır. Sonuç bölümünde ise işgörenler ve örgütler için çıkarımlarda bulunulmuştur.
