Jeopolitik Riskten Risk Jeopolitiğine: Risk Toplumu Koşullarında Jeopolitiği Yeniden Düşünmek
Şu kitabın bölümü:
Kılınç Pala,
P.
B.
(ed.)
2026.
Uluslararası İlişkiler Perspektifinden Enerji, Göç ve Siyaset.
Özet
Bu bölüm, klasik jeopolitik düşüncede baskın olan “jeopolitik risk” yaklaşımından, riski merkeze alan “risk jeopolitiği” yaklaşımına geçişi kuramsal açıdan tartışmaktadır. Klasik jeopolitikte mekân çoğu zaman riskin kaynağı olarak görülür; belirli bölgelerin coğrafi konumu, sınırları, komşuları, kaynakları ve stratejik özellikleri devletler için tehdit ya da fırsat üretir. Buna karşılık risk jeopolitiği, riskleri belirli mekânlardan doğan güvenlik sorunları olarak ele almanın ötesine geçerek onların mekânı, aktörleri, ölçekleri, yönetişim biçimlerini ve güç ilişkilerini yeniden örgütleyen ilişkisel süreçler olduğunu ileri sürmektedir. Beck’in risk toplumu ve Giddens’ın geç modernlik tartışmalarından hareketle bölüm, jeopolitiğin sabit mekân, sınır ve egemenlik merkezli açıklamalarla sınırlanamayacağını; çağdaş risklerin belirsizlik, karşılıklı bağımlılık, kırılganlık, dayanıklılık ve çok ölçekli yönetişim bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu doğrultuda risk jeopolitiği dört analitik hatta işlemektedir: Risk belirli mekânları kırılganlaştırır, bazı aktörleri yetkili kılar, belirli müdahale biçimlerini meşrulaştırır ve yerel, ulusal, bölgesel ve küresel ölçekler arasında bağlantı kurar. Böylece risk jeopolitiği, klasik jeopolitiğin bölge, sınır ve hâkimiyet merkezli okumasını tamamlayan; risk, mekân ve güç ilişkilerini birlikte değerlendiren kuramsal bir yaklaşım olarak konumlandırılmaktadır.
